İngilizce Haftanın Günleri

İngilizce Haftanın Günleri İngilizce günlerin yazılış ve okunuşları aşağıda belirtilmiştir.

TürkçesiDAYS (Günler)OkunuşuAbbreviation
(Kısaltması)
PazartesiMondayMandeyMon.Mo.
SalıTuesdayTuzdeyTue.Tu.
ÇarşambaWednesdayVenizdeyWed.We.
PerşembeThursdayThörzdeyThu.Th.
CumaFridayFraydeyFri.Fr.
CumartesiSaturdaySeturdeySat.Sa.
PazarSundaysandeySun.Su.
  • İngilizcede haftanın günleri her zaman büyük harfle başlar.
  • Hristiyanlıkta Pazar (Sunday) günü haftanın ilk günü olarak kabul edildiği için Amerikan İngilizcesinde de böyle kabul edilir. Fakat İngilitere' de uluslarası standart olarak kabul edilen Pazartesi (Monday) günü haftanın ilk günündür.


Weekdays (Haftaiçi) : Monday – Tuesday – Wednesday – Thursday – Friday

Weekend (Hafta sonu) : Saturday – Sunday
'a.m' (ante meridiem), öğleden önce demektir
p.m (post meridiem) ise öğleden sonra anlamına gelir.

Monday morning = Monday (12 a.m'den öncesi)

Monday afternoon = Monday 
(12 a.m ve 6 p.m arasındaki zaman)

Monday evening = Monday (6 p.m. 'den sonraki zaman)


İngilizce günler cümle içerisinde kullanılırken 'on' prepozisyonunu kullanırız. 

Örneğin;

on Monday, on Saturday

I saw her on Friday.
(Onu cuma günü gördüm.)

Günlerle ilgili bazı ifadeler:

The day before yesterday = dünden önceki gün
Testerday = dün
Today = bugün
Tomorrow = yarın
The day after tomorrow = yarından sonraki gün

İngilizce günler ile örnek cümleler
I will see him on Monday.
Pazartesi günü onu göreceğim.

Tuesday is the second day of the week.
Salı haftanın ikinci günüdür.

She arrived in London on Wednesday.
O, çarşamba günü Londra'ya vardı.

She usually goes swimming on Thursday mornings.
O genellikle perşembe sabahları yüzmeye gider.

Friday is my favorite day.
Cuma benim en sevdiğim gün.

It's my birthday on Saturday.
Cumartesi günü benim doğum günüm.

The ship left on Sunday.
Gemi pazar günü limandan ayrıldı.

İngilizce günler şarkısı dinle:

İngilizce Olarak Aileni Tanıtma

İngilizce Kendinizi ve Ailenizi Tanıtma Örnek

Benim annemin adı Ayşe . 1970’de , Çorum’da doğdu . Onun üç kız ve üç erkek kardeşi var . O çalışmıyor. O bir ev hanımı . Babamın adı Ayhan. 1961 yılında , Çorum’da doğdu . Onun üç kız kardeşi var . Babam esnaf adamdı . Babam 1996 yılında öldü.

My mother’s name is Ayşe. She was born in Çorum, in 1970 . She has got three sisters and three brothers. She isn’t working. She is a housewife. My father’s name is Ayhan. He was born in Çorum, in 1961 . He has got three sisters. My father was a trades man. My father died in 1996.

 Ablam Çiğdem Kocaman 22 Nisan 1985 tarihinde İzmir Karşıyaka’ da doğdu.Kardeşler arasında en büyüğümüz ablamdır.ilköğretim Öğrenimini İzmir/Piyale Paşa İlköğretim okulunda tamamladı.Ailece Trabzon’a yerleşince ortaokulu Yunusemre Anadolu Lisesi’nde ,liseyi ise Tevfik Serdar Anadolu Lisesi’sende okudu.Daha sonra hosteslik sınavlarına girerek THY’da hostes oldu.Hostes olduktan sonra nişanlandı ve Ankara’ya yerleşti.2 Ocak2008 tarihinde de evlendi.

My older sister, Cigdem Kocaman, was born in Izmir Karsiyaka on 22nd of April in 1985.she is the eldest one of my siblings. She graduated in Piyale Pasa primary school in Izmir. After we settled down as a family in in Trabzon, she studied in Yunus Emre Anatolian high school as secondary school education and studied in Tevfik Serdar Anatolian lycee as a high school education. She became air hostess , by passing its exams.after becoming air hostess, she got engaged and lived in Ankara. She got married on the 2nd of January in 2008.




Annem Hacer Çelik 1 Eylül 1959 tarihinde Trabzon’da doğdu.İlköğrenimini 24 Şubat ilkokulunda, orta öğrenimi Cumhuriyet orta okulunda,liseyi ise Trabzon Lisesi’nde okudu.24 yaşında babamla tanışıp evlenerek İzmir’e yerleşti.Daha sonra ailevi sebeplerden dolayı memleketimiz olan Trabzon’a yerleştik.Yerleştikten sonra annem bir devlet hastahanesinde işe girerek çalışmaya başladı ve halen daha görevini başarıyla devam ettirmekte…

My mother is Hacer celik. She was born in Trabzon on the 1st of September in 1959. she studied in 24 February school as a primary school education, in Cumhuriyet secondary school as a secondary school education, in Trabzon Lyceum as lyceum education. She lived in Izmir, by getting married, after she met with my father. Then, because of some family problems , we moved to Trabzon being our motherland. After we settled down, my mother started to work in a state hospital and still she is working there with success.

Babam Ayhan Çelik 2 Mart 1955 tarihinde Amasya/Merzifon da doğdu.İlköğretimi Merzifon/Gazi

İlköğretim okulunda tamamladıktan sonra, Namık Kemal Lisesini bitirdi.Askerliğini Trabzonda yaparken annem ile tanışıp evlenirler.Parlak iş kariyerinde çok farklı alanlarda çalışmıştır.Şuan İstanbul’da kargo ve taşımacılık sektöründe iş hayatını devam ettirmektedir.

My Father is Ayhan Çelik. He was born in Amasya/Merzifon on the 2nd of March. After completing his primary education in in Gazi primary school in Merzion, he graduated in Namik Kemal Lyceum. While doing his military service in Trabzon, he met and got married with my mother.he has worked in many different fields on his bright carreer. Now he continues his working life in cargo and carrier sector in Istanbul.


İngilizce Aile Tanıtma Örnekleri

Benim adım Abdulkadir Şahin . Ben 1987 yılında , Çorum’da doğdum . Ben Çorum Albayrak ilkokuluna ve Çorum Atatürk lisesine gittim.Üniversite sınavını geçtim ve ben hala Erzurum Narman Meslek Lisesi’nde okuyorum mezun oldu. Ben yirmi bir yaşındayım. Bir kız kardeşe sahibim . Onun adı Elif . O 1992 yılında Çorum’da doğdu.O Çorum Atatürk Lisesi’nde.

 My name is Abdulkadir Şahin. I was born in Çorum, in 1987 . I went from Çorum Albayrak primary school and graduated from Çorum Atatürk highschool.I passed the Univeristy exam and I’m still studying at Erzurum Narman Vocational Highschool. I am twenty one years old. I have one sister. Her name is Elif. She was born in Çorum, in 1992 .She is at the Çorum Atatürk Highschool.



Sana ailemi anlatayım. Ailem, kardeşim ve kız kardeşimle yaşıyorum. İstanbul’da yaşıyoruz. Annemin adı Fatma. O Türk’tür ve Türkçe ve İngilizce konuşmaktadır. O bir hemşire. Uzun boylu, siyah saçlı ve siyah gözlü. Babamın adı Ahmet. O da Türk. Ortalama yüksekliği var. Kısa saçları ve siyah gözleri var. Bir büroda çalışıyor. Kardeşim de bir ofiste çalışıyor. Siyah saçlı ve kısa boylu. Pop müzik dinliyor ve aksiyon filmleri izlemekten hoşlanıyor. Ağabeyim benim gibi değil benim teyzem gibi görünüyor ve babama benziyor. Bir evcil köpek sahibiz, adı Lucky. Lucky kahverengi ve beyaz bir köpektir.

Let me tell you about my family. I live with my parents, my brother ,  my beautiful daughter. We live in Istanbul. My mum’s name is Fatma. She’s Turkish and speaks Turkish and English. She’s a nurse. She is tall , she has black hair and black eyes.My dad name is Ahmet. He’s also from Turkish. He has average hight. He has got short hair and black eyes. He works in a office. My brother also works in a office. He has got black hair and short hight.He listen pop muisic and like action movies.My brother is not like me I m looks like my Aunt and he looks like my dad. We have a pet dog, name is Lucky. Lucky is brown and white.



Benim annemin adı Ayşe . 1970’de , Çorum’da doğdu . Onun üç kız ve üç erkek kardeşi var . O çalışmıyor. O bir ev hanımı . Babamın adı Ayhan. 1961 yılında , Çorum’da doğdu . Onun üç kız kardeşi var . Babam esnaf adamdı . Babam 1996 yılında öldü.

My mother’s name is Ayşe. She was born in Çorum, in 1970 . She has got three sisters and three brothers. She isn’t working. She is a housewife. My father’s name is Ayhan. He was born in Çorum, in 1961 . He has got three sisters. My father was a trades man. My father died in 1996.


İNGİLİZCE KENDİNİ TANITMA ÖRNEĞİ

Hi!
My name is Menice and surname İs YASİN!
I want to introduce me and my family to you!
I’m 13 years old and my lenght is 145 cm.
I was born at 1991 in komurtas village and I’m living same village.
My fahter is a farmer and my mother is housewife.I have 3 brothers too.I love my family and they love me too.I’m a student and I’m going to primary school.My favorite lessons are turkish gramer and mathematics.I want to succesfull all my lessons but I’m not succesfull.İf I had a studying room I may be succesfull.I‘m watching tv and reading stories After my lessons.I watch tv but I don’t like movies.Especially I’m reading Quran too.

I don’t like eating so much and be fat.But my family likes fat bodies and me.I’m fatt too.I like eating bitter pepper and I eat so much.Especially I like drinkig tea.I’m drinkig 10 tea in a day.I’m brushing my tooths after per eat.
I Like very much summers.I enjoy going to picnic in summer. Often I’m going to picnic with my family in summer.All together like picnicI like trees,flowers and grass too in summer.I’m sleeping on my house’s roof and watching stars.
I love my village and friends in this village.I love friends in school too.Everytimes All together trip in countryside.
I hate naughty boys, get up early and long nails.

TÜRKÇE KENDİNİ TANITMA ÖRNEĞİ

Merhaba!
Ben Menice YASİN .
Size kendimi tanıtmak istiyorum.
13 yaşındayım ve Boyum 145 cm ‘dir.
1991 yılında Kömürtaş köyünde doğdum ve aynı köyde ailemle birlikte yaşamaktayım.Annem evhanımı babam çiftçidir.Ayrıca 3 kardeşim de var.Ailemi çok seviyorum.Onlar da beni çok seviyor.Ev işlerinde anneme yardım ederim.Annemi fazla yormam.En sevdiğim ders Türkçe ve matametiktir.Derslerimde başarılı olmayı çok istiyorum fakat başarılı olamıyorum. Kendime ait bir odam olursa başarılı olacağıma inanıyorum.Bazı derslerim iyi bazıları da kötü.Derslerim dışında kitap okumayı severim.televizyon seyrederim ama dizilerden hoşlanmam.Aynı zamanda Kuran okumasını da severim.
Fazla yemek yemeyi ve kilolu olmayı sevmem ama ailem benim kilolu olmamdan hoşlanıyor.Acı biberi severim çokça da yerim. Özellikle çay içmeyi çok seviyorum.Günde 10 tane çay içiyorum.Her yemekten sonra dişlerimi fırçalarım.
Yaz mevsiminin gelmesini sabırsızlıkla bekliyorum.yaz gelince kırlara gidip piknik yapmayı çok seviyorum.Ailemle birlikte sık sık piknik yapmaya gidiyoruz.Biz ailecek piknik yapmayı çok severiz.Ağaçları,çimenleri ve çiçekleri de çok seviyorum.yazın geceleri evimizin damında yatmayı ve yattığım yerden yıldızları seyretmekten çok hoşlanıyorum.
Köydeki arkadaşlarımı ve oklu arkadaşlarımı çok severim.Onlarla hep birlikte gezeriz.
Yaramaz çocuklardan,sabah erken kalkmaktan ve tırnaklarımın uzamasından nefret ederim.

En Çok Kullanılan İngilizce Fiiller ve Anlamları

En Çok Kullanılan İngilizce Fiiller Anlamları ve Okunuşları

İngilizce Düzenli Fiiller

İngilizce düzenli fiiler -ed takısı alan fiillerdir.
Mastar Hali clean finish use stop
Past Simple
Past Participle cleaned finished used stopped

İngilizce fiillerin 'past simple' yani 2. halleri, geçmiş zaman için kullanılır. (bkz. ingilizce geçmiş zaman - Simple Past Tense )

I cleaned
They finished

'Past participle', yani ingilizce fiillerin 3. halleri ise, present perfect tense ile birlikte kullanılır. (bkz. Present Prefect Tense)

I have cleaned the windows.

İngilizce Düzensiz Fiiller

İngilizce düzensiz fiiller, -ed takısı almayan fiillerdir. Bu fiillerin 2. halleri Simple Past Tense ile bilikte, 3. halleri ise Perfect Tense ile birlikte kullanılır.

Bazı düzensiz fiillerin 1., 2, ve 2. hallerinin yazılışları aynıdır.

bid - bid - bid

Bazı düzensiz fiillerin 2. ve 3. halleri aynı kalır.

built - build - build

Bazılarının da 3 hali de değişik yazılır.

do - did - done

İngilizce düzensiz fiileri yukarıdaki gibi grublayarak ezberlemek size kolaylık sağlayabilir.

Aşağıda en çok kullanılan ingilizce düzensiz fiilleri ve anlamlarını bulabilirsiniz.
1. Hali
Base Form 2. Hali
Past Simple 3. Hali
Past Participle Türkçe
Anlamı
awake awoke awoken uyanmak
be was, were been olmak
beat beat beaten vurmak
become became become olmak
begin began begun başlamak
bend bent bent bükmek
bet bet bet bahse girmek
bid bid bid emretmek
bite bit bitten ısırmak
blow blew blown esmek
break broke broken kırmak
bring brought brought getirmek
broadcast broadcast broadcast yayımlamak
build built built inşa etmek
burst burst burst patlamak
burn burned/burnt burned/burnt yakmak
buy bought bought satın almak
catch caught caught yakalamak
choose chose chosen seçmek
come came come gelmek
cost cost cost değer biçmek
creep crept crept emeklemek
cut cut cut kesmek
deal dealt dealt anlaşmak
dig dug dug kazmak
do did done yapmak
draw drew drawn çekmek
dream dreamed/dreamt dreamed/dreamt rüya görmek
drive drove driven sürmek
drink drank drunk içmek
eat ate eaten yemek yemek
fall fell fallen düşmek
feed fed fed beslemek
feel felt felt hissetmek
fight fought fought dövüşmek
find found found bulmak
flee fled fled firar etmek
fly flew flown uçmak
forbid forbade forbidden yasaklamak
forget forgot forgotten unutmak
forgive forgave forgiven affetmek
freeze froze frozen donmak
get got gotten elde etmek
give gave given vermek
go went gone gitmek
grow grew grown büyümek
hang hung hung asmak
have had had sahip olmak
hear heard heard duymak
hide hid hidden saklamak
hit hit hit vurmak
hold held held tutmak
hurt hurt hurt yaralanmak
keep kept kept saklamak
know knew known bilmek
lay laid laid yaymak
lead led led rehberlik etmek
learn learned/learnt learned/learnt öğretmek
leave left left ayrılmak
lend lent lent ödünç vermek
let let let izin vermek
lie lay lain yalan söylemek
lose lost lost kaybetmek
make made made yapmak
mean meant meant anlamına gelmek
meet met met buluşmak
pay paid paid ödemek
put put put koymak
read read read okumak
ride rode ridden binmek
ring rang rung çalmak
rise rose risen yükselmek
run ran run koşmak
say said said söylemek
see saw seen görmek
sell sold sold satmak
send sent sent göndermek
show showed showed/shown göstermek
shut shut shut kapamak
sing sang sung şarkı söylemek
sit sat sat oturmak
sleep slept slept uyumak
speak spoke spoken konuşmak
spend spent spent harcamak
stand stood stood ayakta durmak
swim swam swum yüzmek
take took taken almak
teach taught taught öğretmek
tear tore torn yırtmak
tell told told anlatmak
think thought thought düşünmek
throw threw thrown fırlatmak
understand understood understood anlamak
wake woke woken uyanmak
wear wore worn giymek
win won won kazanmak
write wrote written yazmak




İngilizcede En Çok Kullanılan 100 Fiil Ve Anlamları

accept : kabul etmek I accept your conditions.
allow  : müsaade etmek I allow you to go to the cinema.
ask  : sormak I ask my teacher a question.
believe : inanmak I do not (don’t) believe your words.
borrow : ödünç almak I borrow money from you every month.
break : (broke-broken) kırmak I break the window when I am not careful.
bring : (brought-brought) getirmek I bring you a newspaper everyday.
buy : (bought-bought) satın almak I buy some clothes for the summer.
Can / be able : (could) (Y.F) yapabilmek I can speak English. I am able to speak Eng.
cancel : iptal etmek I cancel our meeting on Monday.
change : değiştirmek I change my plans if there is a problem.
clean : temizlemek My mother cleans my room everyday.
close / shut : (shut) kapamak My secretary closes the door every morning.
comb : taramak My son combs his hair in front of the mirror.
complain : şikayet etmek Old people always complain about their health.
cough : öksürmek The students cough when they have cold.
count : saymak I count my money before I pay for something.
cut : (cut-cut) kesmek The waiter cuts the bread for his customer.
dance :dansetmek Young girls dance all night.
draw : (drew-drawn) çizmek / çekmek I draw money from the bank when I need it.
drink : (drank-drunk) içmek The runners drink a lot of water after the race.
drive : (drove-driven) sürmek (vasıta) My wife and I drive to Sapanca on Sundays.
eat : (ate-eaten) yemek We don’t eat red meat for dinner.
explain : açıklamak I explain everything in English.
Fall : (fell-fallen) düşmek Leaves fall from the trees in Autumn.
fill : doldurmak Please fill the glass with water.
find : (found-found) bulmak I find time to learn English everyday.
finish : bitirmek /bitmek Do you finish your work late ?
fit : (fit-fit) uydurmak I can not fit the screw in the hole.
fix : tespit etmek We must fix an appointment for Sunday.
fly : (flew-flown) uçmak Turkish Airlines fly to America every day.
forget : (forgot-forgotten) unutmak I often forget names of my clients.
give : (gave-given) vermek My father gives me money every wek.
go : (went-gone) gitmek My friend and I go to the cinema every Sunday.
have : (had-had) sahip olmak I have many friends at school.
hear : (heard-heard) duymak We can hear the music because it’s loud.
hurt : (hurt-hurt) incitmek You hurt me with these bad words.
know : (knew-known) bilmek I know that the world is small.
learn : öğrenmek We must learn all our lives.
leave : (left-left) Terketmek/ayrılm. I leave home at 8 every morning.
listen : dinlemek We must listen to wise people.
live : yaşamak We can’t live a comfortable life without money.
look : bakmak The young girl looks at the sky to see the stars.
lose : (lost-lost) kaybetmek You should not lose time and learn English.
make/do : (made- did-done) yapmak I do good things. My wife makes me coffee.
need : Ihtiyaç hissetmek I need much money to start this business.
open : açmak Please open the door when the teacher comes.
organize : düzenlemek We organize a party every summer.
pay : (paid-paid) ödemek We pay 100 dollars for our rent.
play : oynamak We play football after school.
put : (put-put) koymak I put my books on the table.
rain : yağmak(yağmur) It rains in Istanbul very frequently.
Read : (read-read) okumak We must read many books to learn.
reply : yanıt vermek I don’t reply to telephone calls after 10o’clock.
run : (ran-run) koşmak The athlete runs 100 meters in 10 seconds.
say : (said-said) söylemek Don’t say rude words to your friend please.
see : (saw-seen) görmek I can’t see any good reason for this behaviour.
sell : (sold-sold) satmak My friend sells vegetables at the market.
send : (sent-sent) göndermek We send letters to our friends in England.
sign : imzalamak The manager signs many letters everyday.
sing : (sang-sung) şarkı söylemek Italians can sing very well.
sit : (sat-sat) oturmak I sit at my desk for many hours everyday.
sleep : (slept-slept) uyumak Young children sleep for many hours.
smoke : tütün içmek People smoke many cigarettes allover the world
speak : (spoke-spoken) konuşmak We can speak many languages.
spell : hecelemek Please spell this word for me.
spend : (spent-spent) harcamak We can not spend much money. We are poor.
stand : (stood-stood) Ayakta durmak You cant stand here. This is private area.
start/begin : (began-begun) Başlamak/atmak The classes start on 28th February.
study : çalışmak (ders) Please study you lessons to pass your exams.
succeed : başarmak We must succeed in English to get a job.
swim : (swam-swum) yüzmek All the children swim in this pool.
take : (took-taken) almak Take this money and go now.
talk : konuşmak Ahmet always talks on the phone .
teach : (taught-taught) öğretmek I teach English to professionals.
tell : (told-told) Söyle/anlatmak Tell me about your life please.
think : (thought-thought) düşünmek I think Istanbul is an expensive city.
translate : tercüme etmek We must translate this text into English.
travel : seyahat etmek We travel across Europe every Summer.
try : denemek We must try this car.
turn off : Kapamak Turn off the television please.
turn on : Açmak Don’t turn on the radio because I am tired.
type : Tape etmek Can you type these letters please ?
understand : (understood) Anlamak I understand everything very easily.
use : Kullanmak We must use our time very efficiently.
wait : Beklemek I wait for the bus every morning.
wake up : (woke-woken) Uyanmak The students wake up very early every morning.
want : Istemek I want more money.
watch : Seyretmek My mother watches every program on TV
work : Çalışmak My teacher works very hard to earn more money.
worry : Endişe etmek I worry about my girlfriend.
write : (wrote-written) Yazmak The secretary writes many letters every day.


İngilizce Olarak Kendini Tanıtma

İngilizce olarak kendini tanıtma İngilizce kendini resmi olarak tanıtma, özellikle iş İngilizcesi’nin vazgeçilmez bir bölümüdür. Günlük yaşamda karşılaşılan tanışma senaryolarından farklı olarak resmiyet ön plandadır ve sizli-bizli konuşma söz konusudur.

I would like to introduce myself.
Kendimi tanıtayım.

Let me introduce myself.
Kendimi tanıtmama izin verin.

I would like to introduce myself. I’m Ashley Tsang from Sydney.
Kendimi tanıtayım, ben Ashley Tsang, Sydney’denim

How do you do.
Tanıştığımıza memnun oldum.
İngilizce’de “how do you do” kalıbı genelde ilk defa tanışmış insanların birbirlerine söyledikleri bir cümledir. Burada kullanım, bir sorudan çok ilk defa tanışılan birisine söylenen bir selamlama şeklindedir. Karşıdaki kişi de aynı şekilde “how do you do” ile cevap verebilir. Ancak günümüzde bu kullanım geçerliliğini yavaş yavaş kaybetmektedir. Böyle bir durumda karşıdaki kimsenin “well, thank you” şeklinde cevaplamasıyla da karşılaşılabilinir. Aynı durum “nice day, isn’t it” kullanımda da geçerlidir ki burada da kullanımın amacı havayla ilgili soru sormaktan ziyade bir konuşma başlatmak için giriş cümlesi görevindedir.

Nice to meet you.  Pleased to meet you.It is nice to meet you.
Memnun oldum. Tanıştığımıza memnun oldum. Sizi tanımak güzel.

Nice to meet you, Earl Blink. We spoke on the phone two days ago.
Memnun oldum Earl Blink, iki gün önce telefonda konuşmuştuk.

I am glad to meet you.
Tanıştığımıza memnun oldum.

I am so glad  to meet you in person. My name is Kevin by the way.
Sizi bizzat tanımaktan çok memnunum. Adım Kevin bu arada.


İngilizce “Kendinizi Tanıtın” Soru Kalıpları

What can you tell me about yourself? (Bana kendinizden bahseder misiniz?)Tell me a little about yourself. (Bana biraz kendinizden bahsedin) Tell me about yourself. (Bana kendinizden bahsedin) Gibi sorulardan oluşur. Bu sorular farklı görünüyor olsalar da temelde aynı soruyu sormaktalar.  Mülakatta veya iş görüşmesinde karşınızda bulunan kişi aradıkları çalışma arkadaşı ya da personelin siz olup olmadığını anlamaya çalışmak için sizin kendinizi tanıtmanızı mutlaka isteyeceklerdir. Bu sorulara verecek olduğunuz cevap ise kurumsal dille kurulmuş cümlelerden oluşmalıdır. Bu noktada basit imla hataları yapabilirsiniz fakat bu hataları yapmaktan korkmamalısınız. Karşınızdaki kişiler sizin basit imla hatalarınızın heyecan duymanızdan kaynaklandığını bilecekler ve İngilizce bilmediğinizi düşünmeyeceklerdir.

İngilizce Kendini Tanıtma Yolları

İngilizce olarak size yöneltilen kendinizi tanıtmanızın istenildiği sorulara verilebilecek örnek bir konuşma; “ I graduated from the Boğaziçi University in 2002. I have worked for 5 years as engineer in a production company. I like to engage in my personal activities such as tennis and fishing.” “ 2002 yılında Boğaziçi Üniversitesinden mezun oldum. Bir yapım şirketinde 5 yıl mühendis olarak çalıştım. Tenis ve balık tutma gibi kişisel aktivitelerimi yapmaktan hoşlanıyorum” olarak gösterilebilir.

Adım Adım İngilizce Kendini Tanıtma

    Merhaba
    Adınız
    Nereli Olduğunuz
    Nerede Yaşadığınız
    Yaşınız
    Mesleğiniz
    Hobileriniz
    Aileniz
    Kapanış

1 – Merhaba : Hi

Cümleye mutlaka merhaba ile yani hafif ön selamlamayla başlayın. Yeni birisiyle tanışırken merhaba kelimesi ilk söylemeniz gereken sözcüklerdendir.

2 – Adınız

Merhaba faslından sonra ilk söylemeniz gerekenlerden biri de adınızdır. Soyadınızı gerekmedikçe söylemenize gerek yok ancak adınız önemlidir.

Hi, My name is Murat

3 –  Nereli Olduğunuz

Yeni birisiyle tanışırken veya ingilizce kendinizi tanıtırken nereli olduğunuzu belirtmeniz şart değildir ancak gerektiği zaman da belirtmenizde fayda vardır.

I am from Sivas. -> Sivaslıyım.

I am from Spain. -> İspanyol’um.

Hi, my name is Murat, I am from Tekirdağ.

4 – Nerede Yaşadığınız

Nerede yaşadığınız, kendinizi ingilizce olarak nasıl ve kime tanıttığınıza bağlı olarak önemli bilgilerdendir.

I live in England. -> İngiltere’de yaşıyorum.

I live in Istanbul. -> Istanbul’da yaşıyorum.

I live in Batıkent. -> Batıkent’te yaşıyorum.

Hi, my name is Murat, I am from Tekirdağ. I live in Istanbul.

5 – Yaşınız

Kaç yaşında olduğunuz özellikle iş görüşmelerinde önemli olabilmektedir. Bireysel tanışmalarda yaş genelde söylenmez, ancak tercih elbette sizin.

I am 22 years old. -> 22 yaşındayım.

Hi, my name is Murat, I am from Tekirdağ. I live in Istanbul. I am 22 years old.

6. Mesleğiniz / Eğitim Durumunuz

Mesleğiniz veya eğitim durumunuz ingilizce kendini tanıtma örneklerinde paylaşılması gereken bilgilerdendir.

I work as a teacher in a school. -> Bir okulda öğretmen olarak çalışıyorum.

I work as a salesman in a store -> Bir mağazada satış elemanı olarak çalışıyorum.

I am student.  -> Öğrenciyim.

Hi, my name is Murat, I am from Tekirdağ. I live in Istanbul. I am 22 years old.I work as a salesman in a store.

7. Hobileriniz

Hobiler kendini tanıtmanın en önemli aşamalarıdır.

I like reading books -> Kitap okumaktan hoşlanırım.

I love watching movies -> Film izlemeyi severim.

I like cycling -> Bisiklete binmeyi severim

I like playing football ->Futbol oynamaktan hoşlanırım

I like meeting new people -> Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanırım

I like to go to music concerts -> Müzik konserlerine gitmeyi severim

Hi, my name is Murat, I am from Tekirdağ. I live in Istanbul. I am 22 years old.I work as a salesman in a store. I like reading books , I love watching movies , I like cycling and I like meeting new people.

8. Aileniz

Aileniz hakkında da bahsetmek istediğiniz konular olabilir. İngilizce kendinizi tanıtma içeriğine ekleyebilirsiniz.

I have 2 sisters. -> 2 kız kardeşim var.

My brother’s name is Hakan. -> Erkek kardeşimin adı Hakan.

My mother is 44 years old. -> Annem 44 yaşındadır.

My father is a great teacher. -> Babam harika bir öğretmendir.

I have a grandmother. -> Bir büyükannem var.

9 – Kapanış

Kendimizi tanıttıktan sonra bir de kapanış cümlesi ekleyebiliriz.

Nice to meet you ( Daha samimi )

Pleased to meet you ( Daha resmi )

İngilizce kendini tanıtma metni örnekleri :

Hi, my name is Murat, I am from Tekirdağ. I live in Istanbul. I am 22 years old.I work as a salesman in a store. I like reading books , I love watching movies , I like cycling and I like meeting new people. I have one brother. My brother’s name is Hakan. My mother is 44 years old. My father is 47 years old. My father is a great teacher. I have a grandmother. Her name is Ayşe. Nice to meet you.

Merhaba, benim adım Murat. Tekirdağlıyım. İstanbul’da yaşıyorum. 22 yaşındayım. Bir mağazada satış elemanı olarak çalışıyorum. Kitap okumayı, film izlemeyi, bisiklete binmeyi ve yeni insanlarla tanışmayı seviyorum. Bir erkek kardeşim var. Erkek kardeşimin adı Hakan. Annem 44 yaşında, babam 47 yaşında. Babam harika bir öğretmen. Bir büyükannem var ve onun adı Ayşe. Tanıştığıma memnun oldum.

Hi (Hello)  =  Merhaba
My name is Yasemin and my surname is Doğan =  Adım Yasemin ve soyadım Doğan
I’m 21 years old =  21 yaşındayım
I was born in 1989 in Istanbul =  1989 yılında İstanbul’da doğdum
My fahter is a doctor and my mother is a housewife =  Babam doktor ve annem ev hanımı
I have a brother and a sister =  Bir erkek kardeşim ve bir kız kardeşim var
I’m a student at the university =  Üniversitede öğrenciyim
I like going out with my friends =  Arkadaşlarımla dışarı  çıkmayı  seviyorum
I don’t like eating vegetables =  Sebze yemeyi sevmiyorum
I have brown eyes and black hair =  Gözlerim kahverengi ve saçım siyah
I am not very tall =  Çok uzun boylu değilim

İngilizce Çiçek İsimleri Ve Anlamları

İngilizce Çiçek İsimleri Ve Anlamları


Çiçek Türü- Flowers Anlamı -Meaning
Beyaz Gül –White Rose Masumluk -innocence
Kırmızı Gül – Red Rose Aşk- love
Pembe Gül – Pink Rose Gönlüm Sende – I fall in love you
Sarı Gül – Yellow Rose Sıcak Sevgi – Hot Love
Beyaz Karanfil –White carnation Temizlik, saflık – purity
Kırmızı Karanfil- Red carnation Sevgi – affection
Pembe Karanfil – Pink Carnation İçtenlik – sincerity
Sarı Karanfil – Yellow Carnation Hüzün – blues
Anemon – anemone Gençlik – youth
Beyaz Glayör – White gladiolus Dostluk – friendship
Kırmızı Glayör – Red gladiolus İstek  – wish
Pembe Glayör – Pink gladiolus Zerafet – elegance
Sarı Glayör – Yellow gladiolus Kıskançlık – jealousy
Mor Glayör – purple gladiolus İnanç – belief
Orkide- orchid Mağrur, gururlu- haughty
Nilüfer – water lily Gelecek yenileme -refresh future
Beyaz Lale – White tulip Saflık, temizlik
Kırmızı Lale – Red tulip Seni Seviyorum – I love you
Pembe Lale – Pink tulip Anlayış – understanding
Sarı Lale – Yellow tulip Gerginlik – tension
Margarit –  lily of the valley Bolluk, sıhhat -health
Menekşe – violet Alçak Gönüllü -humane
İris – iris Hatıra, Zerafet -elegance
Kamelya – camellia Mağrur -haughty
Lilyum – Lilium Güven -confidence
Gerbera – Gerber daisy İyimser -optimist
Frezya – freesia Suçsuzluk -blamelessness
Beyaz Krizantem white chrysanthemum Sadakat- loyalty
Kırmızı Krizantem – Red chrysanthemum Sessiz istek -voiceless desire
Sarı Krizantem – Yellow chrysanthemum Karşılıksız Sevgi – unreturned
Mor Krizantem – Purple chrysanthemum Burukluk -acerbity
Fulya – jonquil Unutma -forgetting
Bu çiçekler harika kokuyor. These flowers smell wonderful

İngilizce Doğum Günü Mesajları

ingilizce doğum günü mesajları ve anlamları ile ingilizce doğum günü kutlama diyalogları

Doğum günün kutlu olsun!
Birthday greetings!

Mutlu Yıllar!

Happy Birthday!

Nice yıllara!

Many happy returns!

Bu özel gününde tüm mutluluklar üzerine olsun.

Wishing you every happiness on your special day.

Tüm dileklerinin gerçek olması dileğiyle. Mutlu Yıllar

May all your wishes come true. Happy Birthday!

Bu özel günün getireceği tüm mutluluk üzerinde olsun. Çok güzel bir doğum günü geçirmen dileğiyle!

Wishing you every happiness this special day brings. Have a wonderful birthday!

Doğum günün kutlu olsun. Hergününün yeni bir baslangıc hergecenin mutlu bir son olması dileğiyle
Happy birthday! Wishing you a new beginning for every day and a happy ending for every night.

Doğum günün kutlu olsun. iyi ki doğdun,nice senelere..
Happy birthday. Good you were born. Many happy returns of the day..

Hey tatlım! Sana mutlu bir doğum günü dilerim, nice mutlu senelere. Muuuuutlu yıllar

Hey sweety I wish you happy birthday, many happy returns. Haaaaapppy birthday

Mutlu bir doğum günü geçirmeni dilemek istiyorum

I want to wish you a happy birthday.

Sadece senin için iyi dileklerimle, Mutlu yıllar, muhteşem sesli bir günün olsun..
With wishes just for you, Happy birthday, have a super sonic day..

İngilizce Doğum Günü Mesajları, İngilizce Mesajlar, İngilizce Doğum Günü Kutlama, İngilizce Doğum Günü Kutlama Mesajları



İNGİLİZCE DOĞUM GÜNÜ MESAJLARI VE ANLAMLARI

Many happy returns! Çok mutlu nice yıllara!

You are my dear dear my dear friend you were born. Sen canımın canı canım arkadaşımsın iyi ki doğmuşsun.

Happy Birthday to you. All of the best wishes for you. Mutlu yıllar sana. Bütün iyi dilekler senin için.

You are a gift from Allah. It is good that I love you, I love you! Sen bana Allah’ın bir armağanısın. İyi ki doğdun sevdiğim sevdiceğim!

I want to wish you a happy birthday. Mutlu bir doğum günü geçirmeni dilemek istiyorum.

I am very happy that it is part of my life. Happy Birthday darling. Hayatımın parçası olduğun için çok mutluyum. İyi ki doğdun sevgilim.

Wishing you every happiness on your special day. Bu özel gününde tüm mutluluklar üzerine olsun.

Happy birthday. Good you were born. Many happy returns of the day. Doğum günün kutlu olsun. iyi ki doğdun, nice senelere.

May all your wishes come true. Happy Birthday! Tüm dileklerinin gerçek olması dileğiyle. Mutlu Yıllar

It is neither good nor good to be with you when you have no place in our hearts. Gönüllerimizde hiç yerin eksik olmazken yanımızda olman ne de güzel iyi ki doğmuşsun.

Health success, happiness, love with you, always be with me! Happy New Year. Sağlık başarı, mutluluk, aşk seninle olsun, sende hep benimle ol! Mutlu yıllar.

Today, your birthday is a special day for us because we have a special friend like you. Bugün senin doğum günün bizim için de özel bir gün çünkü senin gibi özel bir arkadaşımız var nice nice yıllara.

The day you were born I’m sure there was another star in the sky. Nice My love for years! Sen doğduğun gün eminim ki gökyüzünde bir yıldız daha parlamıştır. Nice Yıllara Aşkım!

Wishing you every happiness this special day brings. Have a wonderful birthday! Bu özel günün getireceği tüm mutluluk üzerinde olsun. Çok güzel bir doğum günü geçirmen dileğiyle!

Hey sweety I wish you happy birthday, many happy returns. Haaaaapppy birthday! Hey tatlım! Sana mutlu bir doğum günü dilerim, nice mutlu senelere. Muuuuutlu yıllar!

Bring all the beauties you wish for a new age with surprises you never expected. Happy New Year! Yeni yaşın dilediğin tüm güzellikleri, beklemediğin sürprizlerle getirsin. Mutlu yıllar!

How do you expect me to remember your birthday, when you never look any older? Yaşlandığın hiç belli olmazken, nasıl senin doğum gününü hatırlamamı beklersin?

Happy birthday! Wishing you a new beginning for every day and a happy ending for every night. Doğum günün kutlu olsun. Her gününün yeni bir başlangıç her gecenin mutlu bir son olması dileğiyle.

Wishing you a new beginning for every day and a happy ending for every night.Happy birthday! Her gününün yeni bir başlangıç, her gecenin mutlu bir son olması dileğiyle. Doğum günün kutlu olsun.

My only darling I started with you now my love turned into a big love fire I love you. Happy Birthday. Biricik sevgilim seninle başlayan sevgim şimdi kocaman bir aşk ateşine dönüştü seviyorum seni. İyi ki doğdun.

I can not recollect value, but I can add some good memorabilia to them. Happy New Year my love. Hatıralara değer biçemem, fakat bunlara bir parça güzel hatıra daha ekleyebilirim. Mutlu yıllar aşkım.

I can not thank you a thousand times. You are my life light. The only reason for my existence is that you are happy with your birthday. Sana binlerce kez teşekkür etsem azdır. Sen benim hayat ışığımsın. Varlığımın tek nedeni, doğum günün kutlu olsun.

Before the clock strikes twelve let me take the opportunity to let you know that you have grown a year more. Happy birthday. Saat 12’yi vurmadan bir sene daha yaşlandığını sana bildirme şansını yakaladım. Mutlu yıllar.

We are friends as long as we share the same sky, even though they are hidden miles away. Happy birthday my dear friend. Kilometrelerce uzaklıklara gizlenmiş olsa da dostluğumuz aynı gökyüzünü paylaştığımız sürece dostuz. Doğum günün kutlu olsun canım arkadaşım.

With wishes just for you, Happy birthday, have a super sonic day. Wishing you every happiness on your special day. Sadece senin için iyi dileklerimle, Mutlu yıllar, muhteşem sesli bir günün olsun. Bu özel gününde tüm mutluluklar üzerine olsun.

Life is for those who do not laugh, do not deserve love, do not forget loyalty, and know how to stay true to friendship. Happy birthday my dear friend. Yaşam gülmeyi, sevgi hak etmeyi, vefa unutmamayı, dostluk sadık kalmayı bilenler içindir. Doğum günün kutlu olsun canım arkadaşım.

It’s so complete with you. You are me, I am you. Your birthday is the day I was born. Good thing you’re good, you’re born! Seninle öyle bütünüm ki. Sen bensin, bende senim. Senin doğum günün benimde doğduğum gündür. İyi ki varsın iyi ki doğdun.

I may be far away from you, But you are the only resident of my only heart… So I am wishing a great Birthday to the only resident of my heart. May you live in my heart forever. Happy Birthday. Senden çok uzakta olabilirim ama her zaman kalbimde yeri olan tek kişisin. Bu yüzden kalbimin tek sakinine harika bir doğumgünü diliyorum. Sonsuza kadar kalbimde yaşaman dileğiyle. Mutlu yıllar.

Friends are like stars, you can’t always see them but you know that they are there for you, and thinking of you. Happy birthday. Arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremezsin ama senin için her zaman var olduklarını ve seni düşündüklerini bilirsin. Doğum günün kutlu olsun.

Kick off ur shoes, take a break, Dance & Shake, light the candles, cut the cake. Make it a day, that’s simply Great! Happy B’Day. Ayakkabılarını çıkar, nefes al, dans et ve kıvır, mumları yak, pastayı kes. Gününü gün et, bu tamamen harika. Doğum günün kutlu olsun.

On your birthday, I would like to give you some words of wisdom: Smile while you still have teeth: Many many happy returns of the day. Doğum gününde sana özlü sözleri söylemek istiyorum: Hala dişlerin varken gülümse. Nice senelere.

Kendi Kendine İngilizce Öğrenme Teknikleri

Kendi kendine ingilizce öğrenme teknikleri “Kolay İngilizce öğrenmek” aslında pek mümkün değildir. Bu durum, yeni öğrenmeye başladığımız her şey için geçerlidir. Fakat İngilizce öğrenmek isteyen kişiler doğru yönlendirilirlerse bu mümkün olabilir. İşte burada sizinle bazı yöntemlerden söz etmek istiyorum. Bu yöntemlerden size uygun olanları uygulayabilirsiniz.
Zaman ayırın, Çabalayın

“İngilizce öğrenmek istiyorum” diyen herkesin dikkatle okumasını tavsiye ediyorum. İngilizce öğrenmek ciddi manada çaba ve zaman ayırmayı gerektirir. Ne kadar az zaman ayırırsanız, yeni konuları ve yapıları öğrenmeniz de gecikir. Eğer zaman ayıramayacak durumdaysanız, şuan, sizin adınıza İngilizce öğrenmek için doğru zaman değil demektir.
Ne kadar zaman ayırmalıyım?

Günde en az 1 ya da 2 saatinizi İngilizce öğrenmek için harcamalasınız. Kendinize bir İngilizce öğrenme programı hazırlayın ve bu programdan sapmadan ilelemeye çalışın. Burda mesele, olaydan soğumamaktır. Maalesef süreklilik gösteren, tekrar gerektiren konularla pek başarılı olmadığımızı biliyorum. Bunu kolaylaştıracak yöntemler geliştirmeliyiz. Sıkıcı uygulamalardan ziyade, sürekli uygulanabilir ve başarıya götüren yöntemleri tercih etmeliyiz.



Temel Konularla Başlayın

İngilizce öğrenme sürecine en temel konularla başlayın; numaralar, alfabe, haftanın günleri gibi. Temel kelime bilgisini öğrenin. Sitemizde yakın bir zamanda “İngilizce öğrenme seti” şeklinde bütün konuları ve çok daha fazlasını içeren yazılar bulabileceksiniz. Örneğin İngilizce gramer öğrenmek, tek başına yeterli değildir. Belli konuları öğrendikten sonra okuma, yazma, dinleme ve konuşma pratikleri yapmak gerekmektedir. Öğrendiğiniz her şeyi bir kenara not alın. Bu, zaman zaman geriye dönüp neler öğrendiğinizi kontrol etmenizi sağlayacaktır.
Kendinizi İngilizce ile çevreleyin

Mümkün olduğunca İngilizce ile ilgili olmaya çalışın. İngilizce öğrenme programına ara vermemeye çalışın. Elinizde her zaman bir kitap, dergi, gazete gibi bir metaryel bulunsun. İngilizce çizgi film seyredebilirsiniz. Çizgi filimler çocuklara yönelik olduğundan ingilizce kelime telaffuzları diğer T.V programlarına göre daha anlaşılırdır. İngilizce alt yazılı filmler seyredebilir, ingilizce şarkı dinleyebilirsiniz. İngilizce makaleler yazmaya çalışın. İlk başta paragraf yazın, sonra da makaleler yazın. Bu anlamda İngilizce günlük tutabilirsiniz. Arkadaşlarınızla İngilizce konuşmaya çalışın. İnternetten İngilizce konuşma diyalogları bulun ve buları kendinize uyarlayın. Hata yapmaktan çekinmeyin çünkü konuşmak, İngilizcenizi geliştirmeniz açısından çok önemlidir. Konuşurken İngilizce düşünmeyi de öğrenirsiniz.
İngilizce Kitaplar, Dergiler ve Gazeteler Okuyun

Okumak size yeni kelimeler öğrenme fırsatı sunar. Yeni kelimelerle karşılaştığınızda, kelimelerin anlamlarını bir kenara not edin. Mümkün olduğunda İngilizce-ingilizce sözlük kullanmaya gayret gösterin. Okuduğunuz sürece elinizin altında sözlük bulunsun. Ben İngilizcemi belli bir seviyeye getirdiğimde sözlüğüm, kelime karıştırmaktan parçalanma noktasına gelmişti! Okudukça kelimelerin değişik kullanım yönlerini de görmüş olursunuz. Okuyacağınız meteryali seviyenize göre seçin. Size ağır gelen bir kitabı okumak hiç mantıklı değildir. Bu durum okuma isteğinize azaltabilir.
İngilizce Şarkılar Dinleyin

Sizlere tavsiyem, İngilizcesi çok düzgün şarkıcıların şarkılarını sözleri ile birlikte takip etmenizdir. Bu şekilde yeni kelimeler öğrenmiş olursunuz. Şarkıları dinlerken “listening”-dinleme pratiği yapmış olur, sözlerini okurken de “reading”-okuma pratiği yapmış olursunuz. Ayrıca yeni kelimeler de öğrenmiş olursunuz. Bunların yanında da kelimelerin telaffuzlarını da öğrenirsiniz.
Test Çözün

Öğrenme süreci içinde ne kadar yol aldığınızı öğrenmenin yolu test çözmektir. Okuldaki sınavlar gibi elinize İngilizce testleri alın ve çözmeye çalışın. Çözdüğünüz testler bildiğiniz konularla ilgili olsun. Bu şekilde hangi konuda eksiğiniz olduğunu da görmüş olursunuz.
Online İngilizce Öğrenme

İnterneti kullanarak İngilizce öğrenme yöntemi diyebileceğimiz “online İngilizce öğrenme”, internetin bu kadar yaygın olduğu günümüze ihmal edilmemesi gereken bir araçtır. İnternetten İngilizce öğrenme konusunda pek çok kaynak bulabilirsiniz. Radyo dinleyebilir, gazete okuyabilir, başkalarının İngilizce öğrenme konusundaki tecrübelerinden faydalanabilirsiniz. Sitelerde yer alan konu anlatımlarını takip edin.
Kendi Kendine İngilizce Öğrenme

Ülkemizdeki bir çok kişi için İngilizce bilmek bir elzem noktasına gelmiştir. Bu bağlamda, bütçemizi zorlamadan, evimizde, internetin karşısına geçip İngilizce öğrenebiliriz. Bunun için gerekli olan tek şey size rehberlik edecek kalitede kişilerin yol göstericiliğince yol almaktır. Sitemiz de bu bağlamda yola çıkmış ve yol almaktadır. Yakın zamanda “online olarak İngilizce öğrenmenin tek adresi olma” noktasına geleceğimize inanıyoruz.

Çok uzun zaman önce yazmayı düşündüğüm ama bir şekilde devamlı ertelemek zorunda kaldığım bir yazı bu… yıllardan beridir insanımızın İngilizce ile olan sorunu hep dikkatimi çekmiştir. Ortaokulu bitirdiğim KKTC’den maddi yetersizlikler yüzünden Liseyi okumam için memleketime(Trabzon-Çaykara) gönderilmiştim.Orada Lise birinci sınıfta daha ilk haftadan fark ettim ki benim Kıbrıs’ta ortaokulda gördüğüm dersleri burada ancak lise ikinci sınıfa geçince görecektim…

Herneyse hala daha insanımızın ingilizce konuşmada sorun yaşıyor olmasını bazıları tembellikle açıklamaya çalışıyor ama bence öyle değil ! Bence sorun öğretim metodlarında  ve o yüzden bu yönde bişeyler karalamaya çalışacam .

İngilizce Öğrenme Yöntemleri
“Kolay İngilizce öğrenmek” aslında pek mümkün değildir. Bu durum, yeni öğrenmeye başladığımız her şey için geçerlidir. Fakat İngilizce öğrenmek isteyen kişiler doğru yönlendirilirlerse bu mümkün olabilir. İşte burada sizinle bazı yöntemlerden söz etmek istiyorum.Benim ingilizcem nasıl düzelir diye soruyorsanız   bu yöntemlerden size uygun olanları uygulayabilirsiniz.
Zaman ayırın, Çabalayın
İngilizce öğrenmek ciddi manada çaba ve zaman ayırmayı gerektiren bir süreçtir. Ne kadar az zaman ayırırsanız, yeni konuları ve yapıları öğrenmeniz de gecikir. Eğer zaman ayıramayacak durumdaysanız, şu an, sizin için doğru zaman değil demektir.
Ne kadar zaman ayırmalıyım?
Günde en az 1 ya da 2 saatinizi İngilizce öğrenmek için harcamalasınız. Kendinize bir İngilizce öğrenme programı hazırlayın ve bu programdan sapmadan ilerlemeye çalışın. Burada işin püf noktası olaydan soğumamaktır.

Temel Konularla Başlayın
İngilizce öğrenme sürecine en temel konularla başlayın; numaralar(123…), alfabe(abc…), haftanın günleri(Sunday,Monday…) gibi. Temel kelime bilgisini öğrenin. Örneğin İngilizce gramer öğrenmek, tek başına yeterli değildir. Belli konuları öğrendikten sonra okuma, yazma, dinleme ve konuşma pratikleri yapmak gerekmektedir. Öğrendiğiniz her şeyi bir kenara not alın. Bu, zaman zaman geriye dönüp neler öğrendiğinizi kontrol etmenizi sağlayacaktır. Bahanelere sığınmayı sevmeyen bir yapınız varsa o zaman aldığınız notları hergün bir veya iki defa gözden geçirin.

Aslında ben size çok farklı bir tavsiyede bulunmak istiyorum :Gramer Çalışmayı Bırakın!
Evet! Yanlış okumadınız Gramer çalışmayı hemen bırakın!. Gramer kitaplarınızı ve ‘textbook’larınızı bir kenara bırakın. Gramer kuralları size İngilizce hakkında düşünmeyi öğretir, fakat siz otomatik olarak konuşmak istiyorsunuz. Düşünmeden konuşmak. Kelime gruplarının ve cümlelerin anlamlarını özümseyerek, hissederek otomatik olarak konuşmayı öğrenmeliyiz. Gramere yoğunlaşmak konuşma yeteneğimize tam ters etki yapar, beynimizi doğru grameri kullanmak için meşgul ederken, akıcı konuşmayı elde edemeyiz. Önce gramer kurallarını çalışarak İngilizce konuşmayı öğrenenler daha sonra konuşmayı otomatikleştirdikleri zaman gramer kurallarını düşünmeden konuşmaya başlarlar ki, çok vakit kaybetmiş olurlar

Peki ne yapmak gerek.. Kural Dinlemek.
Dinlemek! Dinlemek! Dinlemek!
Sizi sıkmayan ve ANLAŞILABİLİR olan İngilizceyi HERGÜN dinleyin. Text Kitapları okumayın ! İngilizce DİNLEYİN!
Çok Basit. Bu sizin İngilizce başarınızın anahtarı. Text Kitapları okumayı bırakın. Hergün İngilizce dinlemeye başlayın.
Çoğu dil kurslarında İngilizceyi gözlerinizle öğrenirsiniz. Textbooklar okuyup gramer kuralları çalışırsınız. Onun yerine sadece, gerçek İngilizce konuşmaları, İngilizce filmleri, televizyon şovlarını, sesli kitapları, hikâyeleri ve radyo tolk şovları dinleyin. Gerçek İngilizce konuşmaları kullanın.
Mümkün olduğunca İngilizce ile ilgili olmaya çalışın. İngilizce öğrenme programına ara vermemeye çalışın. Elinizde her zaman bir kitap, dergi, gazete gibi bir metaryel bulunsun. İngilizce çizgi film seyredebilirsiniz. Çizgi filimler çocuklara yönelik olduğundan ingilizce kelime telaffuzları diğer T.V programlarına göre daha anlaşılırdır. İngilizce alt yazılı filmler seyredebilir, ingilizce şarkı dinleyebilirsiniz. İngilizce makaleler yazmaya çalışın. İlk başta paragraf yazın, sonra da makaleler yazın. Bu anlamda İngilizce günlük tutabilirsiniz. Arkadaşlarınızla İngilizce konuşmaya çalışın. İnternetten İngilizce konuşma diyalogları bulun ve bunları kendinize uyarlayın. Hata yapmaktan çekinmeyin çünkü konuşmak, İngilizcenizi geliştirmeniz açısından çok önemlidir. Konuşurken İngilizce düşünmeyi de öğrenirsiniz.

İngilizce Kitaplar, Dergiler ve Gazeteler Okuyun
Okumak size yeni kelimeler öğrenme fırsatı sunar. Yeni kelimelerle karşılaştığınızda, kelimelerin anlamlarını bir kenara not edin. Mümkün olduğu kadar İngilizce-İngilizce sözlük kullanmaya gayret gösterin. Okuduğunuz sürece elinizin altında sözlük bulunsun. Okudukça kelimelerin değişik kullanım yönlerini de görmüş olursunuz. Okuyacağınız meteryali seviyenize göre seçin.

İngilizce Şarkılar Dinleyin
Dil okullarının çoğu bunu önemsemiyor fakat En Önemli Kural – Önce Dinleyin
Sizi sıkmayan ve ANLAŞILABİLİR olan İngilizceyi HERGÜN dinleyin. Text Kitapları okumayın ! İngilizce DİNLEYİN!
Bu sizin İngilizce başarınızın anahtarı. Text Kitapları okumayı bırakın. Hergün İngilizce dinlemeye başlayın.
Sizlere tavsiyem, İngilizcesi çok düzgün şarkıcıların şarkılarını sözleri ile birlikte takip etmenizdir. Bu şekilde yeni kelimeler öğrenmiş olursunuz. Şarkıları dinlerken dinleme(listening) pratiği yapmış olur, sözlerini okurken de okuma(reading) pratiği yapmış olursunuz. Ayrıca yeni kelimeler de öğrenmiş olursunuz. Bunların yanında da kelimelerin telaffuzlarını da öğrenirsiniz.

Test Çözün
Öğrenme süreci içinde ne kadar yol aldığınızı öğrenmenin yolu test çözmektir. Okuldaki sınavlar gibi elinize İngilizce testleri alın ve çözmeye çalışın. Çözdüğünüz testler bildiğiniz konularla ilgili olsun. Bu şekilde hangi konuda eksiğiniz olduğunu da görmüş olursunuz.

Online İngilizce Öğrenme
İnterneti kullanarak İngilizce öğrenme yöntemi diyebileceğimiz “online İngilizce öğrenme”, internetin bu kadar yaygın olduğu günümüze ihmal edilmemesi gereken bir araçtır. İnternetten İngilizce öğrenme konusunda pek çok kaynak bulabilirsiniz. Radyo dinleyebilir, gazete okuyabilir, başkalarının İngilizce öğrenme konusundaki tecrübelerinden faydalanabilirsiniz. Sitelerde yer alan konu anlatımlarını takip edin.

Kendi Kendine İngilizce Öğrenme
Ülkemizdeki bir çok kişi için İngilizce bilmek bir elzem noktasına gelmiştir. Bu konu hakkında düşünmenizi istiyorum… 4-5 sene ingilizce eğitimi aldığınızı varsayalım. Neden hala daha ana dili İngilizce olanları konuşurken anlamakta güçlük çekiyorsunuz?

Sizde bir sorun yok. Gittiğiniz kurslarda ve çalıştığınız textbooklarda bir sorun var. Textbooklar ve ses CD kasetleri gerçekten berbat. Söz konusu kurslarda gerçek İngilizce konuşmaları asla öğrenmediniz. Günlük ingilizceyi ve yerli konuşmacıların normalde kullandıkları sıradan İngilizceyi hiçbir zaman öğrenmediniz. Siz oralarda TEXTBOOK
İngilizcesi öğrendiniz fakat aslında siz Günlük Konuşma İngilizcesini Öğrenmelisiniz.
Günlük İngilizceyi nasıl öğrenirsiniz? Çok kolay. Textbook kullanmayı bırakın. Onun yerine sadece, gerçek İngilizce konuşmaları, İngilizce filmleri, televizyon şovlarını, sesli kitapları, hikâyeleri ve radyo tolk şovları dinleyin. Gerçek İngilizce konuşmaları kullanın. Gerçek İngilizce Öğrenin, Textbook İngilizcesi Değil.

Yabancı dil bilmek yurt dışı gezilerini keyifli hale getiren en önemli unsurlardan bir tanesidir. Gittiğiniz ülkede konuşulan dili bilmeniz sadece gezinizi kolaylaştırmakla kalmaz, gezip gördüğünüz yerlerle ilgili daha fazla bilgi toplamanıza da faydası olur. Hangi ülkeye giderseniz gidin İngilizce bilmeniz size inanılmaz kolaylıklar sağlayacaktır. Peki İngilizce konuşmaya çekiniyor veya korkuyor musunuz? Kelimeler aklınıza geliyor ancak dilinizden çıkmıyor mu? Bazen en kolay kelimeler bile aklınıza gelmiyor mu? İngilizce nasıl öğrenilir ? Size göre İngilizce öğrenme zor mu?  İngilizce Öğrenme Yolları nelerdir?
İngilizce Öğrenme Yolları
İngilizce Nasıl Öğrenilir?



Peki İngilizce konuşmak gerçekten zor mu?

Türkiye’de İngilizce eğitimini ilkokuldan itibaren almamıza rağmen, üniversite çağına gelmiş bir yetişkin henüz simple present tenste akıcı bir cümle kuramıyor. “Are you kola?” gibi anlamsız cümleler kuruyoruz. Bunun sebebi nedir peki? Türk insanı olarak İngilizce konuşmak konusunda niçin zorluk çekiyoruz?

Bunun temel sebebi aslında Milli Eğitim sistemindeki yetersizlik. Öğretmenler de bu eğitim sisteminde açıkçası bir yenilik yapamadığından 12 yıllık zorunlu eğitimde bir adım yol alamıyoruz İngilizce öğrenme konusunda. Oysa ki İngilizce bir matematik, kimya dersi gibi anlatılmaz. İngilizce öğretmenlerinin biraz hayalci olması gerek. Öğretmeyi daha eğlenceli hale getirecek metotlar bulmak zorundalar.
İngilizce Öğrenme Yolları
İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Tabii sadece 12 yıllık eğitim değil, Milli Eğitim’de öğrenemeyince bu sefer özel kurslar devreye giriyor. Ancak bu kursların da çoğunluğu ticari anlamda İngilizce öğretme anlayışında olduğundan size bir şey vermeyecektir.

İşte bu 12 yıllık bir süreçte öğrenilemeyen yabancı dil sonradan bir korku halini alıyor. Bu korku aslında İngilizceyi tam olarak kavrayamamaktan, öğrenme yöntemlerini geliştirememekten, konuşmaya ağırlık vermemekten kaynaklanıyor. Öğrenme teknikleri de değişmediğinden aynı havanda su dövülmeye devam ediliyor.

Peki İngilizce Öğrenmek zor mudur?

Kesinlikle hayır! İngilizce öğrenmek kesinlikle zor değildir. Hiçbir yabancı dil öğrenmek zor değildir. Ancak zor olmadığını söylediğimiz zaman bunu bir parmak şaklatmak kadar kolay olduğunu da düşünmeyin. Bunun için yapmanız gereken en önemli şey öğrenme tekniklerinizi gözden geçirmek ve bunu sürdürebilmek için yeterli azmi göstermektir.
İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Öğrenmeye Başlamadan Önce Ne Yapmalıyım?

İngilizce veya herhangi bir yabancı dil öğrenmeye başlamadan önce gözden geçirmemiz gereken bazı hususlar var.

Bunlar nelerdir?

    İngilizceyi size kimse öğretemez! Aynen böyle arkadaşlar. Size kimse İngilizce öğretemez. Birisi size İngilizce öğreteceğim diyorsa ondan uzak durun! Herhangi bir kursta 2 ayda şu seviyeye geleceksiniz… 5 Ayda bu seviyede olacaksınız şeklinde taahhütte bulunuyorlarsa eminim sizi kandırıyorlardır. Hiç düşündünüz mü ? Sizin seviyenizi, öğrenme sürecinizi nereden biliyorlar da herkese aynı süreci öngörüyorlar? Herkese yapılan aynı seviye testi ile bunu öğrenmek mümkün değildir. Kurslarda İngilizce öğrenilemez arkadaşlar. Paranızı boş yere havaya saçmayın. İngilizceyi yalnızca ve yalnızca kendi kendinize öğrenebilirsiniz. Bunun için yapmanız gereken sadece araçları kullanmaktır ve kendi çalışma yönteminizi bulmaktır. Zaten öğretseydi 12 yıl boyunca temel eğitimde öğrenebilirdiniz değil mi?

    İngilizce kesinlikle herhangi bir sürede öğrenilmez. Bu tüm hayatınıza yaymanız gereken bir aktivitedir. Bir sene yoğun bir şekilde İngilizce öğrenmeye çalışıyorsunuz ancak ondan sonra bırakıyorsunuz.. Atın çöpe o bir seneyi. Kullanmadığınız güç, güç değildir. Eğer belli bir seviyeye gelseniz dahi onu kullanmıyor, okuma, dinleme aktiviteleri ile geliştirmiyorsanız sürekli geri gidersiniz.

    İngilizce öğrenmede çok farklı araçları kullanmamız gerekiyor. Kimisi kitap okuyarak daha kolay öğrenir, kimisi dizi izleyerek. Ancak bu yöntemi bulmanız için hepsini uygulamanız gerekiyor arkadaşlar. İngilizceyi biliyorum diyebilmeniz için İngilizcenin 4 aşamasını da çok iyi uygulamanız gerekiyor. Bunlar neler? Reading-Writing-Speaking-Listening. Yani Okuma-Yazma-Konuşma-Dinleme. İngilizce Öğrenme sürecinizde bu 4 aşamada başarılı olabilmek için sadece kitap okumak değil, dinleme ve yazma etkinlikleri de yapmanız gerekiyor. İşte bunun için size en uygun yöntemi bulabilmeniz için bütün aktiviteleri denemelisiniz.

İngilizce Öğrenme Yolları
İngilizce Nasıl Öğrenilir?

    Gramer mi çalışmalıyım? Pratik mi yapmalıyım? Bu sorular da hep kafamızı kurcalar. Her ikisi de ! Gramer bilgisi olmadan doğru cümle kurmanız imkansızdır. Doğru cümle kuramadıktan sonra istediğiniz kadar pratik yapın hiçbir sonuç elde edemeyeceksiniz.


    Genellikle özel dershanelerde 1 yılda C seviyesinize çıkacağınızı taahhüt ederler. Peki bundan sonra? Bitecek mi öğrenme süreciniz? Hayır! Önceden de söylediğim gibi herkesin öğrenme süreci farklıdır. Kiminin 1 ayda öğrendiğini diğeri 6 ayda öğrenebilir. O yüzden İngilizceyi şu kadar zamanda öğrenmeliyim diye kendinizi şartlamayın. Bu bir süreçtir ve bu süreç içerisinde ne yaptığınız önemlidir.


    İhsan Doğramacı’nın 60 yaşında Fransızca öğrenmeye başlayıp, 63 yaşında Fransa’da üniversitede ders verdiğini biliyor muydunuz? Aynı zamanda 80 yaşında Çince öğrenmeye başladığını? “Benden geçti artık, İngilizce gençken öğrenilir.” Bu düşünceyi defalarca duydum. Birçok kişi yabancı dili gençken öğrenilebileceğini düşünür. Bu tam bir şehir efsanesidir. Yabancı dil her yaşta her daim öğrenilir. Üstelik beyninizi sürekli bir yabancı dil aktivitesiyle meşgul ettiğinizde ileriki yaşlarda bunama gibi hastalıklara da bye bye diyeceksiniz! Yaşa takılmayın!


    Pratik önemlidir. Pratik denilince akla ilk önce gelen şey konuşmadır. Oysaki yazma pratikleri de vardır. Dinleme pratikleri de. Yazma pratiklerini yaptığınızda konuşmanız gelişir. Dinleme yaptığınızda da. Okuduğunuzda da yazmanız gelişir. Bunların hepsi pratiktir ve düzenli olarak yapılması gerekir.



    Tüm güne yayın. Yolda yürürken kulaklığınızı takın bir şarkı dinleyin. Haberleri İngilizce okuyup anlamaya çalışın. TV de İngilizce haberleri izleyin. Aşina olduğunuz şeyleri İngilizce dinlerseniz anlamanız daha da kolaylaşacaktır.

İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Üstüne basarak söylüyorum. Siz hazır değilseniz İngilizce nasıl öğrenilir bunun cevabını bulmanız mümkün değil. Bunun için program yapmalı ve o programı uygulayacak azmi göstermelisiniz. Sıkıldığınızda bir müzik dinleyin. Bir dizi izleyin. Ancak öğrenme sürecini kesinlikle bırakmayın.

İngilizce kurslarına çuvallar dolusu paralar vermeyin. Günümüzde internette milyonlarca youtube kanalı, İngilizce çalışma sayfaları var. Hepsi bedava! Ve emin olun kurslardan daha etkili öğrenme metodları içeriyor. Siz yeter ki başlayın!

Nereden Başlayalım? İngilizce Nasıl Öğrenilir?

İngilizce öğrenmede karşımıza dağ gibi çıkan bir soru bu. Nereden Başlamam gerekiyor? Birçoğumuzun en büyük korkusu budur. Yeterli kaynaklar var elimizde ancak nereden ve nasıl başlayacağımızı bilemiyoruz. Öncelikle eksiğiniz nerede onu bulmanız gerekiyor. Gramerde eksiğiniz varsa gramere yüklenin. Peki gramerde eksiğimiz olduğunu nasıl anlayacağız? Bunu anlamanın de en güzel yolu bol bol test çözmekten geçer. Günde 100 tane gramer sorusu çözün. 3 ay sonra bakın İngilizce kapasitenizde gelişme var mı yok mu? Emin olun test çözerek de İngilizce öğrenmeniz mümkün.
ingilizce öğrenmenin yolları
İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Eksik olduğunuz konuları ayrı ayrı çalışın. Örneğin Present Tense ile ilgili bir eksiğiniz var ise öncelikle bu konuyu derinlemesine gramer kitaplarından çalışın ve sadece bu konu ile ilgili en az 100 soru çözün. Hatalarınız çok ise, bir 100 soru daha çözün. Bütün konulara bu yöntemi uygulayın. İngilizce öğrenmenin en faydalı yollarından bir tanesi de bol tekrar yapmaktır.
Kendi Kendine İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Kendi kendine İngilizce öğrenmek en faydalı ve hızlı yoldur arkadaşlar. Ancak dediğim gibi bunu bir sürece yaymalısınız. Nasıl ki karnınız acıktığında doğal olarak yemek ihtiyacı duyuyorsanız. İngilizce öğrenme konusunda da bu ihtiyacı hissetmeniz gerekli. Çok iyi disipline olursanız hiçbir kursa ihtiyaç duymadan çok kısa sürede İngilizce öğrenebilirsiniz. Kendinizi motive edecek bir araç bulmalısınız. Programınız çalışma masanızın üzerinde olsun. Günlük ne kadar soru çözeceğiniz, ne kadar okuma parçası okuyacağınız, ne kadar süre video izleyeceğiniz o programda yazılı olsun. 21 gün bunu deneyin farkı göreceksiniz. 21 gün sonra yapmadığınız günlerde vicdan azabı çekip suçluluk duyacaksınız.

Papağan Olun!
İngilizce Öğrenmenin yolları
İngilizce Nasıl Öğrenilir?

Duyduğunuz, okuduğunuz, öğrendiğiniz kelimeleri yüksek sesle tekrarlayın. Bir papağan gibi sürekli tekrarlayın. Kendi sesinizle duyduğunuz kelimeleri kesinlikle unutmayacaksınız. Ancak yüksek sesle, mırıldanır gibi değil. Dinleme pratiği yaptığınızda önce kelimeleri sonra cümleleri tekrarlamaya çalışın. Bu sayede konuşma yeteneğiniz de gelişecektir.

İngilizce Kursları Faydalı mı?

Kesinlikle Hayır! Eğer sizinle özel olarak ilgilenen bir eğitimci yoksa size özel yapılmış bir program yoksa kesinlikle o kurs size fayda getirmeyecektir. Bunu uygulayan çok çok az kurslar vardır arkadaşlar. Onlar da inanılmaz astronomik fiyatlar talep etmektedir. Kalabalıklar arasında kaybolur gidersiniz. Hiçbir eğitimci sizin gerçek probleminizi analiz ederek ona yönelik bir program hazırlamaz. Sizin probleminizi en iyi bilecek yine kendiniz olacaksınız. İngilizce Kurslarında yapılan programlar genel müfredata göre belirlenir ve buna herkesin uyması beklenir. Oysa bir yabancı dil öğrenmek herkes için farklı farklı yöntem uygulamaktan geçer.

Dolayısıyla kurs maliyeti, yol parası, oraya ayırdığınız zaman kaybı size ileride büyük bir hayal kırıklığı olarak geri dönecektir.

Yurt Dışı Kurslar Faydalı mıdır?

Günümüzde mantar gibi biten yurt dışı eğitim imkanlarıyla birlikte İngilizce öğrenmenin yeni bir ufuk açtığını söyleyebiliriz. Ancak bu da Türkiye’deki kurslar gibidir. Gitmeyi düşündüğünüz kursun köklü bir eğitim kurumu olduğuna çok dikkat etmeniz gerekli. Orada alacağınız eğitimden ziyade yaptığınız pratik çok önemlidir.

Yurt Dışı kurslarından ziyade, sosyo-kültürel anlamda zaman geçirebileceğiniz ve ücretsiz olarak konaklayabileceğiniz workaway gibi yurtdışı gönüllülük programlarını denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Dünyanın hemen hemen her yerinde bulabileceğiniz gönüllülük programı olan Workaway ile ilgili detaylı yazıma buradan ulaşabilirsiniz. Workaway nedir?

Sonuç olarak;

İngilizce nasıl öğrenilir ? İngilizce öğrenmek zor mudur ? Kesinlikle hayır! Öncelikle bu korkunuzu yenin. Öğrenme için gerekli olan programı uyguladığınızda ve bu programı sürdürecek azmi gösterdiğinizde çok kısa sürede İngilizceyi öğreneceğinize ve akıcı bir şekilde konuşacağınıza eminim. Yukarıda sıraladığım konuları teker teker uygulayın sonuca siz de inanamayacaksınız.


İngilizce Telefonda Konuşma Kalıpları Diyalogları

İngilizce Telefon Görüşmeleri
İngilizce telefon konuşması diyalogları uzun,karşılıklı telefon konuşması örnekleri,ingilizce telefonla konuşma örnekleri

Hold on (Hold the line) please.
Hatta kalın lütfen.


Who is calling?
Kim arıyor?

I will connect you with Mr.Brown.
Sizi Bay Brown’a bağlayacağım.

You are welcome.
Rica ederim.

One moment (Just a moment) please.
Bir dakika Lütfen.


This/it is Nihat.
Ben Nihat.



Could you spell it please?
Lütfen, heceleyebilir misiniz?

May I take your message?
Mesajınızı alabilir miyim?

May I leave a message?
Mesaj bırakabilir miyim?

Ms.Green is with a client!
Bayan Green bir müşteri ile beraber!

When will he/she be free?
Ne zaman müsait olacak?

I would like to cancel my appointment.
Randevumu iptal etmek istiyorum.

I would like to book a double room.
Çift kişilik bir oda ayırtmak istiyorum.

The number is occupied/engaged/busy.
Numara meşgul.

In that case!
Öyleyse!

 -------------------------------

Hello (Alo)
Michael residence (Michael'in evi)
This is John Black. (Ben John Black)
Mary, may I help you. (Ben Mary, yardımcı olabilir miyim?)
Mary speaking. (Ben Mary)
Who do you want to talk to? (Kiminle konuşmak isterdiniz?)
Who do you want to speak with? (Kiminle konuşmak istiyorsunuz?)
May I tell her who is calling? (Ona kimin aradığını söyleyebilir miyim?)
Whom shall I say is calling? (Kim arıyor diyeyim?)
Let me page her. (Onu çağırayım.)
Just a second, I have another call. (Bir saniye, hatta başka biri var.)
Hang on a moment. (Bir saniye bekleyin.)
Hung on a second. (Bir saniye bekleyin.)
For whom are you holding? (Kiminle konuşmayı bekliyordunuz?)
Are you being helped? (Size yardım ediliyor mu?)
He is not in, would you like to call back? (Şu an burada değil, tekrar aramak ister miydiniz?)
He isn't available. Can I take a message? (Burada değil. Not alabilir miyim?)
Could I take a message? (Not alabilir miyim?)
I really have to go now. (Kapatmam lazım)
Can I call you back? (Seni daha sonra arayabilir miyim?)
Can we continue this later? (Konuşmaya daha sonra devam edebilir miyiz?)
What is the area code for New York? (New York'un bölge kodu nedir?)
I can't get through this number. (Bu numaraya bağlanamıyorum.)
This telephone is out of order. (Bu telefon çalışmıyor.)
There is a probelem with the lines. (Hatlarda bir problem var.)
The number is busy. (Numara meşgul)
The number can't be reached at the moment. (Numaraya şu an ulaşılamıyor.)

Bazı insanlar yabancı dilde telefon görüşmeleri yapmayı zor bulurlar. Bu çok makuldür, zira tamamen rezil olmamak için her şeyden önemlisi iyi bir hazırlıktır. Bu zamandan tasarruf sağlar ve her şeyden önce sinirleri yatıştırır. İlk etki güven verir. Bir kekeleme veya sinirli giriş karşı tarafta gayri ciddi bir etki bırakabilir. O halde kendini iyi hissetmek ve telefon görüşmesine mükemmel hazırlık yapmak önemlidir.

(Telefonla) iş görüşme hazırlığı ile başlıyoruz.
Birincisi telefon görüşmesinde faydalanabileceğiniz tüm bilgileri toplamalısınız: – Telefon numarasını ve kontak kuracağınız kişinin tam adını - not için bir takvim, kalem ve kağıt-  ve aynı şekilde adres ve telefon numarası gibi iletişim bilgilerini en iyisi hazır tutunuz.
Çok önemli: Sessiz bir ortamda bulunduğunuzdan emin olunuz. Yani: Yurt dışı ile bir telefon görüşmesi yaptığınız konusunda meslektaşlarınızın dikkatini çekiniz, radyo, ve/veya televizyon ve yine diğer rahatsız edici sesleri kapatınız.

Telefon görüşmesi için bir hedef belirleyiniz: Maksadınız ne? Madde başlıklarıyla telefon görüşmenizin hedeflerini yazıya dökünüz.  Bununla konuşmanın özetini ve hedefini gözden kaçırmazsınız. Muhtemelen tek şansınız isteğinizi konuşma arkadaşınıza iletmektir.
İş görüşmenize (telefonla) başlayınız ( İş İngilizcesi örneğinde) Telefonda iş görüşmesi üç aşamadan oluşur: Takdim/Giriş, esas bölüm ve kısa bir özet.
Kendinizi tanıtın :  Telefon görüşmesinin başında kendinizi tanıtın ve/veya kim olduğunuzu konuşma arkadaşınıza hatırlatınız.
Samimi olunuz. Zamanının birkaç dakikasını size ayırdığı için konuşma arkadaşınıza teşekkür ediniz.. (“Benimle görüşmeye zaman ayırdığınız için teşekkür etmek istiyorum. Eğer programınız yoğunsa bu sadece bir dakikanızı alacaktır.”).

Konuşma arkadaşınızın telefon görüşmesi için zamanının olduğundan emin olmalısınız. Şayet vakti yoksa yeniden bir randevu almayı deneyiniz.
Neyiniz olduğunu açıklayınız. İsteğinizi dile getiriniz. Konuşmayı anlamsız bir  „Çet“ ( sohbet) ile sonlandırmayınız.
Konuşma arkadaşınızın arada bir ne söylediğinizi tekrarlaması önemlidir.  Bununla onun sohbeti kastettiğiniz gibi anlamış olmasından emin olunuz.
Konuşmanın sonunda konuşmayı bir kez daha özetlemelisiniz ve muhtemel açıkta kalan görev ve sorumlulukları açıklığa kavuşturmalısınız.Konuşmayı bir kez daha zaman ayırdığı için konuşma arkadaşınıza teşekkür ederek bitiriniz. En iyisi başka bir telefon görüşmesi için hemen bir randevu alınız.
İngilizcede telefonla kalıplaşmış konuşma biçimleri:
Telefonla görüşmenin başında :

Hello/Good morning/Good afternoon
Can I speak to (name), please?
May I speak to (name), please?
I would like to speak to (name) please.
I am trying to contact (name)
This is (your name) from (your company’s name) …
Bir telefon çağrısını kabul etmek:

(your name) speaking
(company name)(your name) speaking
(your name) speaking, how can I help you?
(company name)(your name) speaking, can I help you?
Telefon edene diğer bilgileri sormak:

Excuse me, who is calling?
I am sorry, who is speaking?
Where are you calling from?
Are you sure you have the right number?
Can you please tell me (question)?
Telefon edenden bir dakika beklemesini rica etmek:

Just a moment, please.
Could you wait for a moment, please?
Could hold on a second, please?
Can you hold the line, please?
Bir bağlantı kurmak (Örneğin bir meslektaşla)

Thank you for holding.
I’ll put you through now.
The line is free now. I’ll put you through.
I’ll connect you now/I’m connecting you now.
Telefonda teknik problemler:

The line is very bad. Could you speak up, please?
Could you repeat that, please?
I’m afraid I can’t hear you.
Yanlış bağlanma


I am afraid we don’t have a Mr/Mrs/Miss (name) here.
I’m sorry. There is nobody by that name.
I’m sorry. I’m afraid you’ve dialled the wrong number.
Şayet istenen konuşma arkadaşı o anda hazır değilse:.

I’m afraid he/she is in a meeting at the moment.
Mr (name) isn’t in. (the office)
Mrs (name) is out at the moment
I’m sorry, Mr/Mrs (name) is out of the office today
Bir mesajı kaydetme

Would you like to leave a message?
Could I take a message?
Would like him/her to call you back?
Should I tell (name) who is calling?
Bilgileri/Verileri incelemek

Could you spell that for me, please?
Can I just check that again, please?
Could you repeat that, please?
Bir mesaj bırakmak

Can I leave a message, please?
Could you give him/her a message, please?
Can you tell him/her that I called?


İngilizce bir iş görüşmesinde göz önünde tutmanız gereken şeyler:
Doğru sesi almanız önemlidir. Şayet çok resmi/şekilci olursanız, o takdirde muhtemelen konuşma arkadaşınızın sizinle bir konuşma yapması zordur. Diğer taraftan çok kaba bir intiba bırakacak hata yapmamalısınız. İşin püf noktası her zaman doğru seçimdir.

Samimi ve nazik olunuz. Oldukça sık „lütfen“ ve „teşekkürler“ veya „çok teşekkürler“ olmaz. Şayet bir şey sorarsanız, bir şey alırsanız, yardım veya bilgiye ihtiyacınız olursa her defasında teşekkür etmelisiniz. Konuşmada samimi kaldığınız sürece öncelikle resmi İngilizce (Örneğin okey, bay, problem yok vs. gibi)   kullanmanız bu sırada makbuldür.
İngilizce ana dili konuşanları ararsanız muhtemelen sizce sizi anlaması zordur. İngiliz iş adamları sıklıkla telefonda oldukça hızlı konuşurlar, bunun için onlardan biraz daha yavaş koşmalarını rica ediniz: – Her bir bilgiyi tekrarlayınız , konuşan kişi konuştuğu sürece örneğin isim veya telefon numarasını veya  bir başka bilgiyi. Böylece konuşma arkadaşınızı otomatikman yavaşlatırsınız.-

Şayet konu bu değilse konuşma arkadaşınızı anladığınızı iddia etmekten nezaketen kaçınınız. Konuşma arkadaşınızdan sizin kendisini anlayana kadar bilgileri tekrarlamasını rica ediniz.

Konuşma arkadaşınıza cümleyi başka kelimelerle ifade edip edemeyeceğini de sorabilirsiniz, örneğin aşağıdaki şekilde: „üzgünüm , ne demek istiyorsun… (ne anladın).
Sadece ne söylediğinizin değil bunu nasıl söylediğinizin önemli olduğunu her zaman hatırlayınız. Profesyonel ve samimi bir şekilde konuşmalısınız.


Ancak, özellikle iş hayatında etkin telefon görüşmelerinin iş süreçlerini hızlandırdığı da bir gerçek. Telefonda İngilizce konuşmaktan çekindiği için yabancı müşterileriyle ya da ortaklarıyla sadece yazışma yapan, telefonda konuşmayan, hatta bir yabancı telefonla aradığında telefonu açmayan nice çalışan bulunuyor..

Telefonda İngilizce konuşmayı bir kabus olmaktan çıkarmanın en basit yolu telefonda İngilizce konuşma pratiği yapmaktır. Bu pratiği mümkünse ana dili İngilizce olan bir kişi ile yapmanızı tavsiye ederim. Çevrenizde böyle bir kişi yoksa bir eğitim kurumuna başvurup ana dili İngilizce olan bir eğitmenle özel olarak bu konu için bire bir çalışma yapabilirsiniz.

Telefonda İngilizce konuşurken nelere dikkat edilmesi gerektiğini aşağıda anlatmaya çalıştım. Daha detaylı bilgi isterseniz benimle irtibata geçebilirsiniz.

1. Yavaş ve net bir şekilde konuşun

Yabancı bir dille telefonda konuşmak yüz yüze konuşmaktan daha zordur çünkü telefon konuşmasında vücut dilinizi tam olarak kullanamazsınız, dolayısıyla karşı tarafın sizi doğru anlayıp anlamadığını gözlemleyemezsiniz. Bu sebeple, telefonda İngilizce konuşurken kelimeleri vurgulayarak, tane tane konuşmalısınız. Telefon konuşmasından önce konuşacaklarınızı bir kağıda yazmanız, telefon konuşmasından önce yazdıklarınızı sesli olarak tekrar etmeniz ve konuşmaya başlamadan önce derin bir nefes almanız, telefonda daha rahat konuşmanızı sağlayacaktır. Yurtdışıyla telefon görüşmesinin ekstra bir maliyet olduğunu düşünerek anlatmak istediklerinizi hızlı bir şekilde anlatmaya çalışmayın çünkü karşı tarafın sizi yanlış anlaması telefon faturasından çok daha büyük maliyetlere sebep olabilir. Görüşmede uzun cümleler kurmaktan kaçının ve ara ara konuşmanızı keserek karşı tarafın sizi anladığını teyit edin.

2. Telefonda konuştuğunuz kişiyi anladığınızdan emin olun

Telefon konuşması esnasında bir konuyu anlamadıysanız olumsuz bir imaj oluşturacağı çekincesiyle anlamış gibi davranmayın çünkü bunu yaparsanız katılmayacağınız, onaylamayacağınız bir talebi bilmeden onaylamış olabilirsiniz ve bu durum beraberinde istemeyeceğiniz sorunlar getirebilir. Bir konuyu anlamadığınızda doğru ifadelerle konuyu anlamadığınızı karşı tarafa mutlaka iletmelisiniz. Karşı tarafın daha yavaş konuşmasını istemekten, tekrar etmesini istemekten çekinmeyin. Telefon konuşması esnasında bulunduğunuz yerin gürültülü olmamasını sağlayarak görüşme kalitesini arttırın.

3. Bir arkadaşınızla ya da öğretmeninizle pratik yapın

Telefonda İngilizce konuşma yeteneğinizi geliştirmek istiyorsanız mutlaka pratik yapın. İngilizcesi yeterli düzeyde olan bir arkadaşınızla ya da İngilizce öğretmeninizle telefonda İngilizce konuşun. Bu anlamda en iyi pratik ana dili İngilizce olan deneyimli bir eğitmenden konuşma dersleri almaktır. Bu pratiklerde telefonda İngilizce konuşma kalıplarını kullanmaya çalışın.

4. Telefonda İngilizce konuşma kalıplarını öğrenin

Telefonda konuşma kalıpları dilden dile değişmektedir. Yazıma eklediğim tabloda genel İngilizce telefon kalıplarını paylaştım. Günlük İngilizce konuşma kalıpları ile telefonda İngilizce konuşma kalıpları arasında farklılıklar vardır. Sizin küçük bir fark olarak gördünüz bir sözcük konuştuğunuz kişinin sizi yanlış anlamasına ya da sizin kaba konuştuğunuzu düşünmesine sebep olabilir.

5. Telefon numaralarının İngilizce olarak ifade edilmesiyle ilgili pratik yapın

İngilizce’de rakamların nasıl kodlandığını, bir telefon numarasının karşı tarafa nasıl iletilmesi gerektiğini öğrenin ve telefonda pratik yaparak öğrendiğiniz kalıpları kullanın. İngilizce’de bir telefon numarası söylenirken numaradaki sayılar tek tek okunur. Örneğin 212 telefon kodu, Türkçe’de iki yüz on iki olarak okunurken İngilizce’de two one two olarak okunur. Türkçe’de çift sözcüğünün kullanıldığı durumlarda İngilizce’de double denir. Örneğin, 00, Türkçe’de çift sıfır, İngilizce’de double-oh olarak okunur.